Büyük Türk Devleti’nin Kararliligi ve Türk Devlet Aklı
İbrahim Murat Gündüz’ün kaleminden
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Suriye’nin parçalanmasına rıza göstermeyiz, risk görürsek gerekli adımları atarız” ve “Bir gece ansızın gelebiliriz” sözleri, büyük Türk milletinin kararlılığını ve özgüvenini bir kez daha göstermiştir. Bu cümleler, Türk milletinin köklü tarihinden gelen cesaret ve dirayet ruhunun modern dünyadaki yansımasıdır. Türk devleti, kadim geleneklerinden aldığı güçle, sınırlarına yönelen her türlü tehdide karşı tereddütsüz adım atmaya hazırdır.
MHP Genel Başkanı Bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Türkiye için kader ve karar anı gelmiştir. Ya silahlar gömülecek, ya da silahları tutan eller gömülecek” ifadeleri, bana Türk’ün tarihteki büyük liderlerinden Emir Timur’un “Türk’e kılıç kaldıran eli kır!” sözlerini hatırlatıyor. Bu sözler, Türk milletinin düşmanlarına karşı ödünsüz duruşunun bir nişanesidir. Türk milleti, tarih boyunca olduğu gibi bugün de hainlere karşı durmaya ve gerektiğinde mücadeleye devam edecektir.
Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın “PKK’nın şiddet imparatorluğu çökmek üzere” açıklaması, terörle mücadelede Türk devletinin kararlı duruşunu gözler önüne sermektedir. Sayın Fidan’ın, “Kürt kardeşlerimizin asil duygularını sömürerek kurdukları şiddet imparatorluğu çökmek üzere” ifadeleri ise Bilge Kağan’ın “Başlıya baş eğdirdik, dizliye diz çöktürdük” sözlerinin bugünkü karşılığıdır. Türk milletinin birlik ve beraberliğini hedef alan her tehdit, tarihte olduğu gibi bugün de bertaraf edilecektir.
Hakan Fidan’ın “Her türlü oyunu görecek ve bozacak durumdayız” ifadeleri, Türk milletinin Oğuz’un uykusundan uyandığını göstermektedir. Kadim Türk devleti, stratejik aklı ve kararlılığıyla tüm tehditleri bertaraf etme kudretine sahiptir. Sayın Fidan’ın, “Askeri gücümüz, dış politikadaki sözümüzün ağırlığını pekiştirdi” ve “Savunma sanayimiz uzak coğrafyalardaki etkimizi artırdı” sözleri, Türk milletinin gücünün sadece bölgesel değil, küresel boyutlarda da hissedildiğini göstermektedir.
Ayrıca, Dışişleri Bakanımızın Filistin ve Kudüs davasındaki kararlılığı bizler için gurur vesilesidir. “Kudüs işgal altında olmamalıdır; biz millet, devlet ve hareket olarak bu davadan asla geri durmayacağız” demesi, mazlumun yanında duran Türk devletinin insanlık davasına olan bağlılığını gözler önüne sermektedir. Türk milleti her zaman adaletin, hakkın ve mazlumların yanında olmuştur, olmaya da devam edecektir.
Türk milletinin bağımsızlık ve liderlik vasfını, şu özlü söz ne güzel ifade ediyor: “Bir kurt, köpek sürüsünü yönetir; ama bir köpek bir kurdu asla yönetemez.” İşte Türk devlet aklı ve milletimizin karakteri budur. Bizler, doğduğumuzda kundağa değil kefene sarılmış bir milletiz; mücadele bizim var oluşumuzun temelidir.
Büyük Türk Devleti, liderlerinin kararlılığı ve milletinin azmiyle geleceğe yön vermeye devam ediyor. Mazlumların hamisi, zalimlerin kabusu olan bu kutlu yürüyüş, Türk milletinin şanlı tarihini bir kez daha yüceltecek. Çünkü Türk milleti, “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!” anlayışını iliklerine kadar hisseden bir millettir.
Bu duygu ve düşüncelerle Türk milletini sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder